Page 347 - BURSA BAROSU ÇALIŞMA RAPORU 2016-2018
P. 347
BARO BÜLTENLERİ
rağmen serbest bırakma kararını veren hakimi de unutmayacaklarını söyleyen Altun, “Ancak olaydan
sonra Mustafakemalpaşa’ya gittiğimizde görüştüğümüz ve mesleğindeki ilk gününü yaşayan genç
savcıya itirazımızı, avukatlık haklarını, olayın adam öldürmeye teşebbüs olayı olduğunu anlatmaya
başlayacaktık ki, gerek kalmadı bizi utandırdı. ‘Başkan bey, ben konuyu inceledim, müsterih olun,
taleplerinizde haklısınız. Ben suçun nitelemesini adam öldürmeye teşebbüs olarak değil, kasten
yaralamaya teşebbüs olarak görüyorum. Fakat tutuklamayı gerektiren bir eylemdir’ dedi. Ve yürekli
genç savcı dediğini yaparak, şüphelileri tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk etti. Fakat daha
önce adli kontrol şartı dahi koymayan sulh ceza hakimi aynı gerekçelerle her iki şahsı yine serbest
bıraktı” dedi.
“Bu eylemler hukuk terörüdür”
Gürkan Altun, başka bir olayda da, suçun faili olmayan ve kesinlikle tutuklanmaması gereken bir
şüphelinin tutuklandığını belirterek, “Haksız tutuklama olduğunu iddia ediyoruz. Diyoruz ki eylemi
gerçekleştiren bu şahıs değil. Eylem suç içermemektedir. Eylemi gerçekleştiren kişi makamınıza
gönüllü olarak ifade vermeye gelmiş kişidir ve ifadesi dosyadadır. İşlenmeyen bir suçtan ötürü kimseyi
tutuklayamazsınız diyoruz. Tutuklamaya itiraz reddediliyor. Ne yazık ki, ortaya hukuki değil, konjonktür
gereği kararlar çıkıyor. Adeta ders niteliğinde…” diye konuştu.
Farklı zamanlarda böyle kararlarla çok karşılaştıklarını iade eden Bursa Barosu Başkanı Altun şöyle
konuştu:
“Eşzamanlı olarak sırf hukukun, savunmanın, insan haklarının, bize öğretilen ve genç arkadaşlarımıza
öğrettiğimiz her şeyin yıkılması adına yapılan bu eylemlerin hukuk terörü olduğuna inanıyoruz. Sizlerin
ve meslektaşlarım önünde söz veriyorum ki, ne Mustafakemalpaşa’da ilk aşamada tutuklama talep
etmeyen savcıyı, ne de daha sonra tutuklama talebine rağmen meslektaşımıza silahla saldıranları
tutuklamayan yargıçları unutacağız. Ve ne Bursa Barosu’nu ne de Barolar Birliği’ni unutturacağız.
Bundan sonra herkesin gizli ajandasının olduğu yerde Bursa Barosu’nun da açık bir ajandası olacak.
Avukata ve hukuka karşı bu kadar net açık tavrı olan hiçbir hakim, hiçbir savcı Bursa Barosu veya başka
bir barodan ruhsat alamayacak. Bu cübbeyi giyemeyecek, bu ruhsatı taşıyamayacak.”
- 323 -