Page 476 - BURSA BAROSU ÇALIŞMA RAPORU 2016-2018
P. 476
BARO BÜLTENLERİ
“Savcılık, adliyenin dışında olmalı”
Yargının bu iki unsuru birbirinden bağımsız iki ayrı yapıya bağlanmalı ve keyfi olarak bir hakimin savcılığa,
bir savcının da hakimliğe geçişi olmamalı. Kişinin istemi, gerekli eğitim ve sınavların başarılması ile aynı
avukatlıktan geçişte olduğu gibi alan değiştirilmeli…
Hakimler adliyede mahkemelerinde olmalı, avukatlar nasıl ofislerinde bulunuyorsa savcılar da ayrı ve
bağımsız savcılık bürolarında olmalıdır.
Yeni mezunlar doğrudan hakim savcı olmamalı. Avukatlık sınavını başaranlar stajyer kabul edilerek
önce avukat olmalı ve 5 yıl bu meslekte faaliyet gösterdikten sonra hakim veya savcı olabilmek için
sınava girerek staj yapmalı ve sonrasında mesleğe başlamalı ya da 2 yıllık stajın yanında en az 5 yıl
hakim savcı yardımcısı olarak çalışmalı. Hiçbir deneyim ve hayat tecrübesi olmayan, o zamana kadar
yalnızca öğrencilik yapmış bir hukuk fakültesi mezununun hemen hakim ya da savcı adayı olması,
toplumdaki ihtilafları, sanık ve mağdur yakınlarının duruşma sırasında yaşadıklarını, tarafların davaların
uzamasından veya davada taraf olmaktan dolayı yaşadığı maddi ve manevi hislerini anlamadan,
gözlemlemeden mesleğe geçmeleri herkes için haksızlıktır.
“Adliyedeki tüm müdürler hukuk mezunu olmalı”
Adliyede bütün mahkeme, savcılık, icra, adli tıp, denetimli serbestlik, infaz gibi tüm birimlerin müdürleri
hukuk fakültesi mezunu olmalıdır.
Avukatlar veya örgütlü güçleri olan barolar avukat vekaletnamesi düzenleyebilmeli. Veraset ilamı
barolar tarafından düzenlenerek SHM’ne itiraz yolu açık olmalıdır. Avukatlık Kanunu kapsamında bütün
barolarda uzlaştırma merkezi açılarak avukatların tarafları uzlaştırmasının önü açılmalıdır.
Avukat önünde/huzurunda O’nun imzasını taşıyan sözleşmelerin resmi şekil şartı sağladığı ve İİK 68.
madde kapsamında belge olarak kabulü, yersiz açılacak imza inkar davalarının önünü açacaktır.
Anlaşmalı boşanma davaları da Avukatlık Kanunu 35/a kapsamında avukatlar tarafından yapılarak
baro uzlaştırma esasına kaydedilmeli ve aile mahkemelerine taraf vekillerinin başvurusu ile tasdik
ettirilebilmeli, duruşma açılmaksızın uzlaşma tutanağı esas alınarak (nafaka ve velayet konusunda
kanunilik denetimi yapılarak) doğrudan karara çıkarılabilmelidir.
Arabuluculuk, uzlaştırma ve bilirkişi uygulamaları
İş mahkemelerindeki zorunlu arabuluculuk uygulamasından ve aile mahkemelerindeki benzer
çalışmadan derhal vazgeçilmelidir. Arabuluculuk ancak ihtiyari olursa bir anlamı olur ve başarı şansı
olabilir.
Bir işçiyi hakkını ararken zorunlu arabuluculuk sistemime mecbur bırakmak engellemek anlamına gelir.
Bu blokaj mahkemelere başvuruyu geciktirirken, arabuluculuk sisteminde işçi güçsüz, savunmasız,
meteliksiz kalacak, avukat yardımı olmaksızın arabulucu önünde hakkına kavuşması engellenecektir.
İşçi en nihayetinde yine yargıya gidecek ama bu defa yargının önünde işçinin hakları ve iş sözleşmesi
ihtilafları yanında arabuluculuk faaliyetinin de usulüne uygun yapılıp yapılmadığı denetlenmek zorunda
kalınacaktır. Böylece iş yükü artacaktır.
Hukuk fakültesi mezunları dışında uzlaştırma yetkisi verilmemelidir. Doğrudan şahsın şikayetine bağlı
suçlar dışında uzlaştırma faaliyeti olmamalı, hazırlıkta ve/veya derdest yargılama dosyasında suç vasfı
kamu davası ve şikayete tabi olmasının yargılama gerektirmesi halinde uzlaştırma faaliyetine son
verilmelidir.
Hukuk mezunları başka branşlarda niteliğine göre 2-4 yıl eğitim almalı, bu eğitimleri almaları özendirilmeli
veya fakülte eğitimi esnasında ikinci bir eğitim almasının imkan ve yolları araştırılmalıdır. Adli bilirkişilik
- 452 -