Page 491 - BURSA BAROSU ÇALIŞMA RAPORU 2016-2018
P. 491
BARO BÜLTENLERİ
“Hangimiz 9 yaşındaki kız çocuğumuza kıyarız da oyuncaklarından alıp bir adama eş yaparız? Ama
birileri yapabilsin diye sesimizi çıkarmamak bize yakışmaz, insanlık onuruna uygun düşmez” dedi.
“KHK, bölge mahkemelerini ilk derece mahkemesine dönüştürür”
Bursa Barosu’nun BAOB Yerleşkesi’nde bulunan Av. Özgür Aksoy Konferans Salonu’nda düzenlenen
törende 10 yeni avukata daha ruhsatları verildi. Genç avukatlara cübbeleri giydirildi, ruhsatları ve
ardından da Bursa Barosu Başkanı Gürkan Altun tarafından hediyeleri verildi. Altun, meslektaşları
ve ailelerine hitaben yaptığı konuşmada, hukuksuzlukların tavan yaptığı, hukuka çok ihtiyaç duyulan
bir dönem yaşandığını söyledi. Yeniden hukukun üstün, adaletin hakim olduğu bir dönemi yaşamayı
umduklarını ifade eden Altun “İçinde bulunduğumuz günler bize bu umudu maalesef vermiyor” dedi.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Başkanı’nın “İstinaf mahkemeleri çökebilir” şeklindeki yakınmasının
kaynağının 696 sayılı KHK olduğunu belirten Altun şöyle konuştu:
“696 sayılı KHK, gerekçesiz kararların ve yine savunmanın kısıtlandığı kararların sırf bu nedenlerle
istinaf mahkemeleri tarafından geri çevrilemeyeceğini düzenleyerek adeta ilk derece mahkemelerine
gerekçesiz hüküm kurabilme, savunmayı kısıtlayabilme yetkisi veriyor. Önceden mahkeme, bir
davayı hiçbir gerekçe açıklamaksızın kabul veya reddettiğinde taraflardan birinin istinafa başvurması
halinde ilk derece mahkemesi kararı sırf gerekçesiz diye bozularak geri gönderilirdi. 696 sayılı KHK, bu
düzenlemesi ile ilk derece hakimini gerekçe açıklamaya zorunlu kılan hükmü ortadan kaldırdı. Artık bir
hakim davanın reddine ya da kabulüne deyip, gerekçesini hiç açıklamazsa o hüküm bozulamayacak.
Yine savunma hakkınız kısıtlanıp tanık ve diğer delilleriniz toplanmaz, yaptığınız savunma hakim
müdahalesi ile kesintiye uğratılır ise ilk derece mahkemesi kararı bozulamayacak. Bu durumda ilk
derece mahkemelerine ve dolayısı ile adalete olan güven daha da azalacak. Bizim açımızdan bir zorluğu
da müvekkillerimize böyle bir durumu nasıl anlatacak, böyle bir yargılama biçimini nasıl savunacağız?
Davanın neden ret veya kabul edildiğini, sanığın neden ceza alıp almadığını kararın gerekçesinde
görmeden nasıl anlatacağız? Temyiz veya istinafa giderken neye nasıl itiraz edeceğiz? Kararın hangi
nedenle kaldırılarak yeni hüküm kurulmasını isteyeceksiniz? Bu KHK adeta bize hükmün gerekçesinin
ne olduğu konusunda niyet okumamızı önermektedir!”
Altun, bu durumda bölge adliye mahkemelerinin de ilk derece mahkemesi gibi baştan sona yeni
bir yargılama yapmaktan başka çaresi kalmayacağını, bunun da iş yükünü fazlası ile artıracağını ve
yargılama süresini uzatacağını söyledi.
“Kutsal kitaplarda yazılanlardan işine geldiğini tebliğ Diyanet’in görevi değil”
Diyanet İşleri’nin 9 yaşındaki kızların evlenebileceğine ilişkin fetvasının da gündem değiştirme amaçlı
olduğunu savunan Bursa Barosu Başkanı Av. Gürkan Altun’un bu konuda tepkisi de sert oldu:
“Diyanet, tepkiler üzerine bir açıklama yapıp ‘bu bizim görüşümüz değil, Diyanete gelen yazılı soru
üzerine kutsal kitaptaki durumu ortaya koyduk’ dedi. Kutsal kitap çerçeveyi çizer, nelerin yapılmaması,
nelerin günah, nelerin sevap olduğu, inananların ödevlerinin neler olduğu anlatılır. Buluğ-ergenlik
- 467 -