Page 510 - BURSA BAROSU ÇALIŞMA RAPORU 2016-2018
P. 510

BARO BÜLTENLERİ



                ilkelerde uzlaşırlar ve seçimlere gidilir. Seçimler alındığı zaman da Türkiye’nin edindiği kazanımları, çağdaş
                çözümleri bir araya getirmek suretiyle bu toplumu hak ettiği anayasal zemine taşırız. Bu çerçevede ülkede
                monokrasi, demokrasi ayrışması var. Zamanımız var. 2019 için umutluyum. Monokrasi değil, demokrasi
                kazanacak. Çünkü biz güçlüyüz. Çünkü biz hukuka inanıyoruz ve saygılıyız” diye konuştu.


                “Anayasa, 2. Abdülhamid döneminin de gerisinde”
                “Milli ve Yerli Anayasa” tartışmalarına da değinen Kaboğlu, “Madem siz milli ve yerliydiniz, mademki
                Abdülhamid taraftarısınız. 2. Abdülhamid’in 1876’da hazırlattığı anayasaya göre, birçok anayasanın ilerisinde
                olan bir metnin gerisine düşecek bir anayasa niçin hazırladınız? Eğer siz gerçekten tarihinizi, mirasınızı
                sahipleniyorsanız o zaman Tanzimat, Meşrutiyet ve Cumhuriyet çizgisindeki kazanımları sahiplenirsiniz.
                Milli ve yerli olan, o kazanımları sahiplenendir. Bir kişi kural koyacak, o kişi kuralı uygulayacak, o kişinin
                beyin takımını oluşturduğu yargı da yargılayacak, o zaman siz 2. Abdülhamid döneminden önce Tanzimat’ta
                temeli atılan kanun kavramını bile ortadan kaldırdınız” ifadelerini kullandı.

                “Hukukun üstünlüğünü arıyoruz”


                OHAL’in ilan edilmesinin ardından
                yaşanan  mağduriyetleri  anlatan
                Doktor  Ömer  Faruk  Gergerlioğlu
                ise,    “Türkiye     sorunlarını
                çözemedikçe  kötüye  gitti.  Güç
                savaşları çıktı. FETÖ dendi, iktidar
                dendi. Darbe çıkınca da var olan
                demokrasimiz  de  ortadan  kalktı.
                20  Temmuz’da  sanki  ikinci  bir
                darbe oldu ve OHAL uygulaması
                başlayarak  son  derece  hukuksuz
                bir döneme uyandık. 100 binlerce
                insan  işinden  atıldı,  tutuklandı.
                Bunu yapan KHK’lara KHK demek
                de mümkün değil. Anayasal süresi itibariyle gerekli prosedüre uygun değil. Bu arada insanlar büyük bir
                dram, facia içinde. Biz hak ve adalet platformu olarak pek çok başvuruyla karşılaşıyoruz. Hukuksuzluklar
                başlarken herkes bana değmeyen yılan bin yaşasın demeye başladı. İnsanlar köşeye sıkıştırılmış. Bu durum
                böyle devam etmez. Biz hukukun üstünlüğünü arıyoruz. Hukukun üstünlüğüne kavuşmak zorundayız başka
                çaremiz yok. Bunları aşacağız. Hukukun üstünlüğünü sağlayamadığımız müddetçe işimiz zor” diye konuştu.




                Bursa Barosu Kadın Hakları Komisyonu Başkanı Av. Şendoğan:
                “Medeni Kanun’un sağladığı haklara yönelik saldırılar çağdaş Türk halkı tarafından
                bertaraf edilecektir”


                Bursa Barosu Kadın Hakları Komisyonu Başkanı Av. Nazlı Ceren Şendoğan, 17 Şubat 1926 tarihinde
                kabul edilen Medeni Kanun’un sağladığı haklara yönelik tehdit ve saldırıların son yıllarda giderek
                arttığına  dikkat  çekerek  “Medeni  Kanun’un  kabulü  ile  sağlanan  hakların  kısıtlanmasına  yönelik
                tehditler, saldırılar ve linç girişimleri kaynağı ne olursa olsun; çağdaş yaşamdan ve insan haklarından
                ödün vermeyecek Türk Halkı tarafından bertaraf edilecektir” dedi.


                Bursa Barosu Başkanı Av. Gürkan Altun ile yönetim kurulu üyeleri Av. Hüsniye Altın Yeşil ve Av. Burcu
                Ergün ile avukatların katıldığı toplantıda basına açıklama yapan Komisyon Başkanı Av. Nazlı Ceren
                Şendoğan şunları söyledi:


                                                          - 486 -
   505   506   507   508   509   510   511   512   513   514   515